Hakkımda

Fotoğrafım
Turkey
Unutmamak adına bir AKIL DEFTERİ.

9 Mart 2011 Çarşamba

Firmin



"Hayat hikayemi yazacak olsaydım, ilk cümlemin muhteşem olacağını hayal ederdim: Örneğin Nabokov gibi lirik bir cümleyle başlardım, 'Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi'; ya da lirik bir şey yazamayacaksam Tolstoy'un 'Tüm mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aile ise kendine özgü bir şekilde mutsuzdur.' gibi sürükleyici bir cümle kurmak isterdim. İnsanlar kitabı tamamen unutsalar bile bu cümleleri hatırlarlar. Konu açılış cümlelerine gelince bence en iyisi Ford Madox Ford'un İyi Asker'idir. 'Bu, hayatımda dinlediğim en hüzünlü hikaye.' O kitabı düzinelerce kez okudum ama hayranlığımda en ufak bir eksilme olmadı. Ford Madox Ford büyük bir yazardı.

Yazmaya çabaladığım tüm hayatım boyunca, açılış cümleleri kadar hiçbir şeyle bu kadar yiğitçe, evet yiğitçe uğraşmadım. Her zaman sanki açılışı düzgün yapabilsem gerisinin kendiliğinden geleceğini düşünmüşümdür. O ilk cümleyi kitabın diğer tüm sayfalarını barındıran bir ana rahmi gibi görmüşümdür. Doğmak için can atan deha parçalarının yuvası. Bu geniş hacimli ilk cümleden sonra hikaye kendi başına akmaya başlamalıydı. Ne büyük bir yanılgı!"

Sam Savage'ın ilk kitabının kahramanı hümanist entel serseri olan bir farenin hikayesi: Firmin'in hikayesi. Firmin hayat hikayesini yazarken belki de her yazarın büyük sancılarından biri olan o 'ilk cümle' sorununu yukarıdaki gibi özetliyor. Ya da kitabı şöyle özetleyelim, kendi hayat hikayesini yazarken nasıl başlayacağına karar veremeyen bir farenin entellektüelleşme ve hayal kırıklığı hikayesi.

Boston'da artık yıkılma zamanını bekleyen Scollay Meydanı'nda bulunan Pembroke Books isimli bir kitapçıda doğuyor Firmin. On üç kardeşin en çelimsizi olan Firmin, açlığını bastırmak için kitaplara sığınıyor. Zaten başka da şansı yoktur, etrafta sadece kitap vardır; hem de bol miktarda. Kitapları kemirirken bir gün okumayı öğrendiğini farkeden Firmin'in hayatı artık türüne göre farklı mecrada devam edecektir.

Bir süre sonra kitapçıda bulunan bütün kitapları okumaya başlayan Firmin, bu süreçte önce ailesine ve türüne yabancılaşmaya başlıyor. Okuduğu kitapların da etkisiyle insanlara yakınlaşma çabasına da tanık oluyoruz Firmin'in. Önce kitapçının sahibi Norman'a yakınlaşmak isteyen Firmin'in aldığı cevap zehirlenmek üzere kendine verilen yiyceklerdir. Daha sonra kitapçının üst katında oturan Jerry Magoon ile dost olur Firmin. Bu dostluğun tutunacak bir dal arama olduğunun da farkındadır: ("Gerçek karakterim hakkında hiçbir fikri yoktu. Gerçekte sond erece müstehzi ve alaycı, biraz ahlaksız ve melankolik bir deha olduğumu veya ondan çok daha fazla kitap okumuş olduğumu bilmiyordu.  Jerry'i seviyordum, ama onun beni değil de kafasında yarattığı bir hayali sevdiğinden şüpheleniyordum. Hayalleri sevmenin ne demek olduğunu bilirim." syf.-124) Fakat Jerry'nin ölümünden sonra Firmin için beklenen son artık daha hızlı gelmektedir. Yaşam hızla baş aşağı ve tepetaklak ilerlemektedir. Bulunduğu meydanın yıkılma sürecinde binaların boşalması, yıkılması aynı zamanda farkettirirki hayatının da yıkılmasıdır. ("Nihayet dünya yıkılıyordu ve Howard da dünyayla birlikte yok oluyordu." syf.-142)
Firmin, eğlenceli, sık sık güldüren ama genel havası itibariyle hüzünlü ve melankolik bir kitap. Firmin'in melankolisinin bütün satırlara sindiğini hissettim ve bu melankoli yer yer beni de sardı.

Alıntılar:

"Edebi bir eğitimin size kazandırdığı bir şey varsa o da her an ölebileceğiniz hissidir. İnsanın cesaretini köreltmek için yaratıcı bir hayal gücü kadar kötü bir şey yoktur." (syf. 42)



"Bir kitabın tadıyla edebi değeri arasında sanki önceden belirlenmiş bir benzerlik vardı. (...) 'Yemesi güzelse, okuması da güzeldir' benim sloganım oldu." (syf. 43)


"Bacağım aslında bayağı hızlı bir şekilde iyileşti ve bir haftanın sonunda tekrar üstüne basabilir oldum. Birkaç gün daha sonra acısı nerdeyse tamamen gitmişti ama yine de bacağım çarpık kaldı ve o günden sonra hep aksayarak yürüdüm. Aksamak güzel bir kelime. Ne yaptığını söylüyor." (syf. 100)


"Gitme zamanı gelmişti. Jerry, eğer hayatını tekrar yaşamak istemiyorsan, hayatın boşa geçmiş demektir derdi. Bilmiyorum. Her ne kadar bu hayatı yaşadığım için kendimi şanslı hissetsem de iki kere bu kadar şanslı olmak istemezdim.(...) açtım ve okudum: 'Ama onları burada kaybediyorum ve katbettiğim her şey burada. Yalnızlığımda yalnızım. Tüm hatalarıyla. Kendimden geçiyorum. Ah acı son! Beni göremeyecekler. Bilemeyecekler. Özlemeyecekler. Ve artık yaşlı, yaşlı ve üzgün, yaşlı, üzgün ve yorgun.' Kelimelere baktım ama hiçbiri bulanıklaşmadı. Farelerin gözyaşı yoktur. Dünya kuru ve soğuktu ve sözcükler güzeldi." (syf. 155)



2 yorum:

  1. Ne kadar hoş bir konusu varmış... İyi ki tanıttın bu kitabı yoksa varlığından haberim bile olmayacaktı.

    YanıtlaSil
  2. Haberimizin olmadığı o kadar çok kitap varki. Keşke hepsinden haberdar olsak, hepsini okuyabilsek.

    Firmin'e gelince; evet, çok farklı bir konusu var, okursanız çok seveceğinizden eminim.

    YanıtlaSil