Hakkımda

Fotoğrafım
Turkey
Unutmamak adına bir AKIL DEFTERİ.

10 Mart 2011 Perşembe

Kızılgerdan


Büyük şehirde yaşamamanın en büyük sıkıntılarından biri de her istediğin kitaba hemen ulaşamamaktır. Sık sık internetten sipariş de verilemediğinden bazen bulunduğunuz yerdeki kitapçılarda yer alan kitaplarla idare etmek zorunda kaldığınız da olur. Bu zaruriyetle alınan kitaplar bazen zaman kaybına sebebiyet verdiği gibi bazen de güzel sürprizler karşınıza çıkabiliyor. Öyle ki; uzun süredir aradığım, İstanbul ve Ankara'da bile bulamadığım bazı kitapları, böyle taşra şehirlerinin kıyıda kalmış küçük kitapçılarında buldum.

Doğrusunu itiraf etmek gerekirse Jo Nesbo ismini daha önce hiç duymamıştım. Hatta kitabı Kızılgerdan'ı görüp incelediğimde tanıtım cümlelerini abartılı bulmuş, klasik promosyon tekniklerinden biri zannetmiştim. Fakat dediğim gibi alternatif olmayınca biraz da araştırdıktan sonra deneyeyim dedim; başladıktan sonra da elimden bırakamadım. Kitabı bitirdiğimde, kapağındaki gibi Stieg Larsson'la mukayese edilmeyi kesinlikle hak ettiğine karar verdim.

Norveçli yazar Jo Nesbo'nun karakteri Harry Hole, aslında bir serinin kahramanı. (Serinin diğer kitaplarından sadece Şeytan Yıldızı Türkçe'ye çevrilmiş.) Olaylar 1999 yılında başlıyor. ABD başkanının ülkeyi ziyareti sırasında yanlışlıkla bir ajanı vuran Hole, yeni bir göreve terfi ettirilir. Aslında bu bir nevi kızağa çekilmedir. Yeni görevinde ülkeye kaçak yollardan giren bir suikast sikahının peşine düşen Hole, eş zamanlı işlenen cinayetlerin bu silah kaçakçılığıyla ilgisi olduğunu düşünmektedir. Hole katilin peşinde uğraşırken, katilimizle de tanışırız. Kanser olan ve çok az zamanı kalan katil, ölmeden önce bütün hesapları kapatmak istemektedir.

Kitap bu aşamadan sonra çift zamanlı bir kurgu şeklinde ilerlemekte. Kitabın bu aşamasında, II. Dünya Savaşı'nda, Almanya ile birlikte Rusya'ya karşı savaşan Norveç siperlerine gidiyoruz.  Kitap ilerledikçe, Norveç tarihi üzerine bir günah çıkarmaya da tanık olunuyor. Sayfalar ilerledikçe hem Norveç'te yayılan Neo-Nazizm akımının etkilerini  gözlemlenirken, hem de bilinmeyen ve gizlenen bir Norveç tarihiyle karşılaşılıyor.

Kızılgerdan, beklediğimden de iyi bir kitap çıktı ve okuduğuma pişman etmedi beni. Kaliteli bir polisiye okumak istiyorsanız, Jo Nesbo ismini bir kenara not ediniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder